Mem-u Zin etnik unsurları birleştirdi  

Kürt Edebiyatının en önemli eserlerinden Mem ile Zin’in hikayesi için Kürdünden Türküne, Lazından Gürcüsüne, Arnavutundan Çerkesine pek çok etnik unsur ter döküyor…

Kürt Şair Ahmed-i Hani’nin ünlü aşk destanı Mem-u Zin’den uyarlanan ve TRT Şeş’te yayınlanan Türkiye’nin ilk Kürtçe dizisi Siya Mem-u Zin (Mem-u Zin’in gölgesinde) kadrosu Türkiye’nin bütün renklerini bir araya getirdi.

Türk’ünden, Kürt’üne, Laz’ından, Gürcü’süne, Arnavut’undan Çerkez’ine ekip sette uyum içinde çalışıyor. Yapımcısından, başrol oyuncusuna hepsi, ‘Tüm Türkiye’ye barış ve kardeşlik örneği sunuyor.

Biz Türkiye’yiz, biz tek yüreğiz diyen oyuncuların oynadığı Türkiye’nin ilk Kürtçe drama dizisi Siya Mem-u Zin’in bu akşam ki bölümü, bu haftaya damgasını vuracağa benziyor.

AYTEKİN MERT/YAPIMCI/ GÜRCÜ

Diziyi çekmeye karar verdiğimizde Kürtçe bilen oyuncular aramaya başladık. Kadroyu oluşturduğumuzda fotoğrafa bir baktık ki Türkiye bütün motifleriyle karşımızda. Hepimizin buluştuğu ortak payda insan olmak. Bu görkemli bir ebruydu sanki. Kürt, türk, gürcü, Çerkez, laz, arap, Arnavut, Selanik göçmeni, alevisi, sünnisi bir arada uyum içinde çalışıyoruz. Hiç kimse birbirinin etnik kökeni ya da dini aidiyetinden rahatsız değil. İnsan olma ve Türkiye vatandaşı olma ortak paydasında buluşuyoruz. Bu dizinin çok ama çok başarılı olmasını isteriz, çünkü tüm ekip olarak muazzam ve samimi bir gayret sarf ediyoruz. Ancak başarısız bile olsak, tüm dünyanın görmesini istediğimiz bu resim bile başarı olarak bize yeter. Ama çok şükür aldığımız geri dönüşler dizinin başarılı olacağını gösteriyor. Bu fotoğrafı Ahmed-i Hani’nin bir himmeti olarak değerlendiriyorum. Kürt halkının gözünde efsaneleşen Hani’nin en az kendisi kadar efsanevi eseri Mem u Zin büyük bir aşk destanıdır. Eser Mesnevi tarzında yazılmıştır. Şairin 1694 yılında tamamladığı eser, 2656 beyitten oluşur. Eser adını 1393 yılında cizrede yaşanmış bir aşk hikayesinin erkek kahramanı olan Mem ve onun sevgilisi olan Zin’in isimlerinden almıştır.Hani, mecazi aşktan ilahi aşka uzanan ölümsüz bir aşk destanı ekseninde sosyal, siyasal, dinsel, kültürel, felsefi ve tasavvufi düşüncelerini işlemiştir. Yaşadığı dönemin sosyo kültürel, ekonomik, siyasi ve günlük yaşamına, gelenek ve göreneklerine dair zengin motifler eserde işlenmiştir. Bu özelliğiyle de Mem u Zin bır aşk hikayesinden daha öte bir derinliğe sahiptir. Mem u zin kürt dilinin gücünü ve zenginliğini sonsuza kadar yaşatacak olması bakımından da eşsizdir. Ahmedi Hani, Baki, Fuzuli, Pir Sultan Abdal, Nazım Hikmet, Necip Fazıl Kısakürek ve elbette Yunus Emre gibi şairler dil denen varlığı besleyen ve yaşatan şahsiyetlerdir.

Tabiri caizse Hani kürt dilinin romeo ve jülyetini yazmıştır. Hatta diyebiliriz ki, Mem u Zini derinlemesine anlamaya çalıştıkça, Romeo ve Jülyetten daha kudretli bir eserle karşı karşıya olduğunu görüyoruz. Dizimizin adını özellikle Siya Mem-u Zin koyduk. Yani Mem-u Zin’in gölgesinde dedik. Böyle muhteşem bir eserin gölgesinde kalabilmek bile ciddi çaba istiyor. Siya Mem-u Zin, bu aşk destanının günümüzde yaşanan bir yorumudur. Eserin temel unsurlarına bağlı kaldık. Eserin ve şairin şahsı manevisine saygıda kusur etmemeye azamı gayret gösterdik. Çünkü önce de ifade ettiğimiz gibi, eserin ve şairinin kürt kökenli vatandaşlarımızın gönül dünyasındaki büyük değerini anlamış olmak bizi daha da titiz çalışmaya sevk etti. Sürçi lisan ettiysek şimdiden affola diyoruz. Bir şeyi neden yaptığınızı bilirseniz zorlukları aşmak biraz daha kolaylaşıyor. Biz, Siya Mem-u Zin’i niye yaptığımızı biliyoruz. Bu toprakların edebi hazinelerinden biri olan Mem-u Zin’in özellikle gençlerimiz tarafından bilinmesini istedik. Bu hazinenin zaman içinde unutulmasını engellemek için bir adım atmak istedik. Bu samimi çalışmalarımızın farklı etnik kökenlere sahip Türkiye vatandaşları tarafından ilgiyle karşılanacağını ümit ediyoruz. Dizi, TRT6’da yayınlanan ilk drama dizisi. Mem-u Zin’in Kültür Bakanlığı tarafından Kürtçe yayınlanmasının anlam ve önemini hiçbir zaman unutmayacağız. Bu devrim niteliğinde tarihi bir eylem olarak hep hatırlanacak. Keza TRT 6 da öyle. Kürt dilinde yayın yapan bir devlet kanalının varlığı hem Kürtçe hem Türkçe konuşan, barışa ve demokrasiye, birlik ve beraberliğe inanan bütün Türkiye vatandaşları için çok değerlidir. Halis niyet ve çokça gayretle başladığımız bu çalışmamızda en büyük desteği TRT Genel Müdürümüz Sayın İbrahim Şahin Bey ve Kanal Koordinatörümüz Fethullah Kırşan Bey den gördük. Ben ve ekibim dizinin başarısı için çalışmaya devam edeceğiz.

YUSUF GÜVEN/ YÖNETMEN/ TÜRK

Çok önemli ve güçlü bir aşk hikayesinden esinlenerek ve temel öğelere bağlı kalarak diziyi çekiyoruz. Bu dizi benim çektiğim ilk Kürtçe dizi. Aşkın dili tektir, sinemanın da. Bu fotoğraftan öğrendim ki diller, dinler, etnik kökenler farklı olsa da kardeşliğin dili de tektir.

CEM KURTOĞLU/ MİR AĞA/ ARNAVUT

Ben Arnavut göçmeniyim. Dizi de Kürt beyini canlandırıyorum. Kadromuz Türkiye mozaiği gibi. Bu tablo beni çok mutlu ediyor. Mir Ağa, cesur, cömert, akıllı bir bey. Ama o da diğer iktidar sahipleri gibi fitnecilere kanmaktan kendini alamıyor. Mir Ağa da tüm iktidar sahipleri için ibret dersi var. Fitneci ve bozgunculara karşı daima uyanık olmalılar. Her devrin Beko’ları vardır. Bizi yönetenler o fitnecilere kulak asmasın ki bu güzel kardeşlik fotoğrafı bozulmasın.

SÜLEYMAN KARADAĞ/ BEKO/ KÜRT

Dizideki fotoğraf canlandırdığım ‘Beko’ karakterinin nefret ettiği bir tablo. Beko fitnenin, bozgunculuğun ve ayrımcılığın temsilcisidir. Her devirde aşka, sevgiye, kardeşlik ve barışa düşman Beko’lar vardır. Onları iyi ayırt etmemiz, fitnelerine karşı uyanık olmamız lazım.

BİLAL AKİF YÖRÜK/ MEM/ TÜRK

Siya Mem-u Zin dizisinde ilk başrolümü oynuyorum. Bu dizi de olmaktan çok mutluyum. İnsanların ana dilini konuşması evrensel bir haktır. Mem-u Zin’i bu hakka bir saygı olarak değerlendiriyorum. Bu diziden önce bir tek kelime bile Kürtçe bilmiyordum. Şimdi hızla bu dili öğreniyorum. Oynadığım Mem karakteri halkı temsıl ediyor. Ezilen tüm halklar Mem’in şahsında kendi kaderlerini görecek.

YAPRAK DURMAZ/ ZİN/ KÜRT

Zin karakteri tüm insanlığı affetmenin büyüklüğünü öğreten müthiş bir karakter. Mem-u Zin’in orjinalindeki Zin’in Beko’yu affettiği bölümü herkes okumalı. Zin, ben kan düşmanımı affettim. Genç yaşta kara toprağa girmeme neden olan insanı affettim diyor. Bizi affetme ve birbirini anlama kültürüne davet ediyor. Umarım Kürt halkının bütün bireylerinin özünde bir Zin karakteri vardır. Yaşanan acıları, kayıpları, üzüntüleri bir tarafa bırakarak affetmenin büyüklüğünü gösterirler. Barış, demokrasi ve kardeşliğin çaresi Zin’in gösterdiği tavrı gösterebilmektedir. Zin, tüm halkların derdine derman olacak tavrı 300 küsür yıl önce göstermiştir. Zini anlamaya ve onu takilt etmeye muhtacız. Bu mükemmel fotoğrafı korumak için var mısınız Zin olmaya?

kullan

RESMİN BÜYÜK HALİNİ GÖRMEK İÇİN BU LİNKİ VEYA RESMİ TIKLAMANIZ YETERLİ

‘BİR AŞK DESTANI’

Malatya’nın Arapgir İlçesinde çekilen Siya Mem-u Zin feodalitenin kıskacında bir aşkın hikâyesini anlatıyor. Hani’nin 1694 yılında tamamladığı eser, adını 1450′de Cizre’de yaşanmış aşk hikâyesinin erkek kahramanı olan Mem ve onun sevgilisi olan Zîn’in isimlerinden alıyor. Hani, eserinde dönemin sosyo kültürel, siyasi ve günlük yaşamına, gelenek ve göreneklerine dair motifler de barındırıyor. Ahmet Hani’nin ünlü eseri Mem-u Zin Kültür Bakanlığı’nın Kürtçe’den Türkçe’ye çevirtip yayınladığı ilk eser olma özelliğine de sahip. 

‘DİZİ HER HAFTA PAZARTESİ AKŞAMI SEYİRCİYLE BULUŞUYOR’

Bu akşam yayınlanacak olan 7. Bölümde “Zin’in kaza geçirdiğini gören Mem, Zin’i kurtarabilecek mi? Aracın kaza yaptığını öğrenen Mir Ağa Zin’i kaza yerinde bulamayınca ne yapacak? Beko’nun Kaza yapan aracın gizle bölmesine sakladığı şey ne ? Ve Mir Ağa’nın başına ne işler açacak?” soruları cevap bulacak…

Dizinin 7. bölümü bu akşam 20,15’de TRT6 ekranlarında yayınlanacak.

Both comments and pings are currently closed.
Copyright © 2002 - 2014 Tüm Hakları Saklıdır DamarFm Jilet Gibi Radyo Arabesk