Haberler

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Hindistan’a FETÖ mesajı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hindistan’da açıklamalarda bulundu. Erdoğan FETÖ konusunda mesajlar vererek “Dost Hindistan’ın FETÖ’yü ülkesinden tamamen çıkaracağına inanıyorum” dedi. 

Terör örgütlerinin hedefinin yıldırmak olduğunu söyleyen Erdoğan, “Ne kadar uğraşırlarsa uğraşsınlar döktükleri kanda boğulacaklar.” diye konuştu.

FETÖ MESAJI

İkili görüşmelerde FETÖ konusunda bilgi verildiğini paylaşan Cumhurbaşkanı Erdoğan “İstişarelerimiz sırasında 15 Temmuz gecesi demokrasimize kasteden FETÖ hakkında ayrıntılı bilgi verdim. FETÖ’nün örgütlenme modeli ve paravan kuruluşları hakkında bilgilendiriyoruz ikaz ediyoruz. Dost Hindistan’ın FETÖ’yü ülkesinden tamamen çıkaracağına inanıyorum. Bu dünyanın en tehlikeli en gözü dönmüş terör örgütlerindendir. 15 Temmuz darbe girişiminin ardından desteğini ifade eden Hindistan yönetimine bir kez daha teşekkür ediyorum.” dedi. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları kaydetti:

“Bilhassa Avrupa’da kültürel ırkçılığın ve yabancı düşmanlığının zehirli bir sarmaşık gibi toplum bünyesini sardığını görüyorum. Farklılıklarımızı bir tehdit değil zenginlik olarak görüyorum. Ben ziyaretimin her açıdan ülkelerimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Sayın Başbakan’a ayrıca şahsım, heyetim adına teşekkür ediyorum.” 

ERDOĞAN’A FAHRİ DOKTORA VERİLDİ

Erdoğan’ın fahri doktora takdim törenindeki sözlerinden satırbaşları:

“Böylesi köklü bir eğitim kurumu tarafından şahsıma fahri doktora ünvanı verilmesi beni ayrıca memnun etmiştir. Şahsıma gösterdiğiniz teveccüh için şükranlarımı sunuyorum. Bu fahri doktorayı da milletim adına alıyorum.

Değerli dostlar, aralarındaki oldukça uzak sayılabilecek mesafeye rağmen, Hindistan-Türkiye ilişkileri köklü bir tarihe sahip.

Dünyanın en önemli medeniyetlerine ev sahipliği yapmış böyle bir ülkenin sömürge olarak kalması mümkün değildi. Hindistan bağımsızlık hareketi lideri Ghandi’nin iki ülke arasında güçlü ilişkiler kurulmasını istediğini biliyoruz. Ancak bugün ilişkilerin olması gerekenden daha düşük seviyede olduğunu görüyoruz. İnşallah bu ziyaretim, ilişkilerimizde yeni bir dönemin başlangıcına vesile olacaktır.

Değerli arkadaşlar, kültür ve eğitim ikili ilişkilerde büyük potansilye barındırıyor. Hint televiyzonlarında yayınlanan Türk dizilerinin, Türk televizyonlarındaki Hint dizilerinin ilgi görmesi tesadüf değildir. Gönüllerdeki yakınlığı fiili işbirliğine çevirmemiz gerekiyor. Bunun yolu da eğitimden geçiyor. Bugün ülkemizden gelen okutmanlar Hint öğrencilere Türkçe eğitimi veriyor. Hindistan’da Türkiye burslarına olan ilgi katlanarak artıyor. Bu yıl başvuru sayısı 589 olarak gerçekleşmiştir, bu sayının artmasını istiyoruz. Ülkemizde eğitim gören tüm Hindistanlı öğrenciler, ortak geleceğimiz için bir yatırım kaynağıdır.

Güney Asya’nın önemli ülkesi Hindistan ile Türkiye arasındaki dayanışma, dünyanın huzuruna ve barışına katkıda bulunacaktır. Bugün İstanbul ile Yeni Delhi arası 5 saat 45 dakika. Bunlar artık uzak mesafe değil. Bundan sonra gençler olarak farklı bir dinamizme ulaşmamız lazım. Gençler bu meseleye sahip çıkmalısınız. Ama bunun için önce zihinlerdeki ön yargıların bir kenara bırakılması gerekiyor. Sizden ricam, Türkiye’yi batılı medyadan değil bizzat kaynağından takip edin. Teknolojinin ve iletişim araçlarının hızla yaygınlaşması tüm ülkeleri çeşitli sınamalarla karşı karşıya bırakıyor. Türkiye tüm bu sorunlarla insanı ve vicdanı merkeze alan politika ile ele alıyor.

“BMGK’DA ADALET YOK”

Biz uluslararası istikrar ve barışın sadece adil bir sistemde sağlanabileceğini düşünüyoruz. Bilhassa, Birleşmiş Milletlerin ve özellikle Güvenlik Konseyi’nin yapısının bir an önce reforme edilmesi şarttır. Örneğin dünyanın önemli ülkelerinden 1.3 milyar nüfusu olan, Hindistan’ın olmadığı Güvenlik Konseyi’nin sağlıklı bir yapıya sahip olduğunu kim söyleyebilir. Uzun süredir Dünya beşten büyüktür diyerek dile getirdiğim itirazların temelinde bu çarpıklıklar var. Tüm dünyanın kaderini 5 ülkenin eline nasıl bırakabiliriz? Böyle bir şey olabilir mi? Bir ülke atılan bir adıma hayır diyorsa, oradan bir kararın çıkması mümkün değil. BMGK’dan beklenen adalettir. BMGK’da adalet var mı? Asla. Erdoğan bunu söylediği zaman sert oluyor, sevilmez oluyor. Biz dünya mağdurlarına, mazlumlarına kendimizi sevdirebiliyorsak bu bize yeter.

Şu anda geçici üyelerin BMGK’da bir değeri var mı? Yok. Niye birbirimizi aldatıyoruz. Sadece elma şekeri dağıtıyorlar. Güvenlik Konseyi adaletin dağıtımın gerektiği bir yer. Bunu başaramazsak BMGK’dan da bir şey beklemeyin. Aynı şey tüm kurumlarda söz konusu. Kim güçlüyse haklı olan da o. Biz diyoruz ki, haklı olan kimse güçlü olan da o olmalı. 1. ve 2. Dünya Savaşları’ndan sonra ABD merkezli kurulan düzen dünyanın geri kalanın haklarını savunmaktan git gide uzaklaşıyor. İşte Irak, işte Suriye. Yaşananlar ortada. Herşey ortadayken hangi adaletten bahsediyorsunuz. Milyona yakın insanı öldüren katil Esed hala Suriye’nin başındaysa, artık söylenecek söz kalmamıştır. BMGK’daki 5 daimi üye, ne tür çözüm getirdi. 911 km sınırı olan ülke biziz, yaralı olan ülke biziz, 3 milyon mülteciyi barındıran da biziz. AB bize söz verdi, 2016 yılında 3 milyar avro göndereceğiz diye. 725 milyon dolar geldi. BM’den ise 550 milyon dolar geldi. 6.5 yılda bizim harcadığımız ise 25.5 milyar dolar.

Hindistan’la uluslararası işbirliğimizi güçlendirerek, adil ve yaşanabilir bir dünya için hep beraber çalışmalıyız. Suriye kriziyle ilgili izlediğimiz açık kapı politikası, uluslararası toplumun takdirini kazanmıştır. Ama elini taşın altına koymak isteyen kimse yok. Varil bombalarından, kimyasal silahlardan kaçan insanlara eğer kapılarımızı kapatırsak biz de zalimlerden olmaz mıyız. Afrika’dan Myanmar’a kadar geniş bir coğrafyaya insani yardım ulaştırmanın gayretindeyiz. Türkiye bugün milli gelirine oranla dünyaya yaptığı insani yardımlarda birinci sırada. Dünyada terör saldırılarından etkilenmeyen ülke neredeyse kalmadı. Terör örgütlerinin önü sadece silahla kesilmez. Eşitsizlikle ve cehaletle mücadele edilmesi gerekiyor. Terörle mücadelede başarı, tüm ülkelerin birlikte ve samimi çaba göstermesiyle sağlanabilir. Biz dünyayı kana bulayan DEAŞ’a karşı kararlılıkla mücadele ediyoruz. DEAŞ İslam için bir yüzkarasıdır. Müslümanlar için bir tehdittir. Buna göre tedbirlerimizi almamız lazım. Biz şu an bunlarla çok ciddi mücadeleler veriyoruz. 3000’i aşkın DEAŞ’lı teröristi etkisiz hale getirdik. Bunun yanında PKK, YPG, PYD ile de mücadele ediyoruz. Ama birileri de bunlara sığınarak DEAŞ’la mücadele ediyorsa bu bizi üzer. DEAŞ’a veya El Kaide’ye karşı gösterilen uluslararası hassasiyetinin, PKK veya PYD’ye karşı gösterilmesini bekliyoruz. Hele hele bir terör örgütüyle mücadele adı altında başka bir terör örgütünü desteklemek kendi huzurunuzu baltalamaktır. Şartlar ne olursa olsun mazlumlara sırtımızı dönmeyeceğiz. Bugün içinde bulunduğumuz durum ve hedeflerimiz bakımından, karşılıklı kuracağımız ortaklıklar bize küresel güç sağlayacaktır. Ticaretimizi dengeli bir şekilde arttırmak için tüm fırsatları kullanmalıyız. ”